Bir sürgünün hikayesi – Karşı satranç

Korchnoi

Ben bu yazıyı yazmaya başlarken Moskova’da devam eden 2016 FIDE Adaylar satranç turnuvasında son maçlar oynanıyor. 7.5 puanla GM Caruana ve GM Karjakin ilk iki sırayı paylaşıyorlar. GM Anand‘ın hala şansının devam etmesine rağmen, muhtemelen dünya şampiyonu GM Carlsen‘ın karşısındaki masaya bu iki genç ustadan biri oturacak. Yaşımın yettiği bütün satranç dünya şampiyonalarını izlemiş biri olarak, bu turnuvaların sadece turnuva olmadığını çok iyi biliyorum. Satranç, belirli bir zamanda, en yüksek konsantrasyonla en etkili kararları verebilme sanatı olduğuna göre, dünya şampiyonaları bu şartlara sahip en etkili insanın, dolayısıyla da, en “akıllı” insanın seçilme yerleridir. Hal böyleyken, oyunun içine, en “akıllı” insanın kendi ulusundan çıkmasını arzulayan oyun dışı istekler ve politikalar giriyor. Bu çerçeveden bakarsak, bir çok dünya şampiyonası maçları hipnoz, para-psikoloji, sarı perdeler, aynalı gözlükler ve b. spekülasyonların gölgesinden kurtulamamıştır. Viktor Lvovich Korchnoi‘un hikayesi bütün bu satranç dedikodularının azami yaşandığı bir sürgün hikayesidir.

Continue reading “Bir sürgünün hikayesi – Karşı satranç” »

Okunma sayısı:  1,327

Devamı

Mülksüzler – Ursula K.Le Guin

Ursula K. Le Guin_1974_The Dispossessed

Bugün sizlere ismi Dostoyevski’nin Ecinniler baş yapıtına nezire olarak seçilmiş, yirminci yüzyılın kült romanlarından biri “Mülksüzler” ütopyasını anlatmaya çalışacağım. Öncelikle şu isim konusuna bir açıklık getirelim. Dostoyevski’nin Türkçeye “Ecinniler” olarak tercüme edilmiş romanı İngilizce uzun süre “The Possessed” ismiyle basılmıştır. Bu sözcük daha çok sahip olunmuşlar, ele geçirilmişler olarak tercüme edilebilir. Ursula Le Guin’in romanı için seçtiği Mülksüzler, orijinal adı ile “The Dispossessed” ismi bu anlamda “The Possessed” ismine cevap niteliği de taşımaktadır. Bir cümle ile özetlemek gerekirse, roman çok akıcı, karakterler oturmuş, hikaye çok sağlam, kurgu neredeyse eksiksiz.

Continue reading “Mülksüzler – Ursula K.Le Guin” »

Okunma sayısı:  1,711

Devamı

Ermenistan’daki Metsamor Nükleer Enerji Santrali derhal kapatılmalıdır

Metsamor_aerien

Şimdi okuyacağınız bu yazı, nükleer santrallerin tehlikeleri hakkında okuduğunuz ne ilk, (umarım) ne de son yazıdır. İnsanlığın elektrik ihtiyacı var olduğu, daha fazla elektrik üretimi yolları bulunmadığı sürece nükleer santraller enerji ve çevre gündemini meşgul etmeye devam edeceklerdir. Özellikle ülkemizde yapılması planlanan nükleer santrallere ciddi toplumsal tepkiler mevcuttur. Bu tepkileri dile getirirken bir noktayı gözden kaçırmamalıyız. Ulusal sınırlarımız dahilinde nükleer santralin olmaması bizi nükleer sızmalardan tam anlamıyla korumuyor. Çernobil kazası Ukrayna’nın en kuzeyinde yaşanmasına rağmen, Türkiye’nin kuzey illeri bu felaketi ciddi şekilde hissetmiştir, yaşamıştır. O yüzdendir ki, ülkemizin sınırları dışında kalan nükleer santraller hakkında da toplumsal farkındalık oluşturmaya çalışmalıyız. Bu anlamda Türkiye sınırına sadece 16 km uzaklıkta bulunan Metsamor Nükleer Santraline karşı aynı duyarlılığı göstermeliyiz.

Continue reading “Ermenistan’daki Metsamor Nükleer Enerji Santrali derhal kapatılmalıdır” »

  729

Devamı

28 Nisan Azerbaycan’ın işgal günüdür

ADR isgal

Rusya’daki Ekim devrimi Çar Rusya’sını dağıtmış, imparatorluğun periferisindeki toprakları milliyetçiliğin de yükselişi ile denetimsiz bırakmıştı. Bu durumu fırsat bilen Azerbaycan milliyetçileri 1918 senesinin 28 Mayıs günü Azerbaycan’ın özgürlüğünü ilan ettiler. Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti, müslüman-doğu halkların oluşturduğu ilk cumhuriyetti. Bu durumun emsal teşkil edeceği korkusunun Rusya imparatorluğunun siyasi devamı olan Lenin ülkesini tedirgin etmemesi olanaksızdı. Nitekim 28 Nisan 1920 günü, bağımsızlık ilanından tam 23 ay sonra Sovyet orduları XI Kızıl ordu ismi ile 27 Nisan günü Bakü’ye saldırmış, mevcut hükumeti devirmiştir.

Continue reading “28 Nisan Azerbaycan’ın işgal günüdür” »

  676

Devamı