Osmanlı’ya bakmak – İlber Ortaylı

Osmanliya bakmak

Türkiye’de tarihe ilgi duyan herkesin İlber Ortaylı okuduğu aşikardır. İlber Ortaylı’nın Halil İnalcık hoca gibi tarife de, anlatıma da gereksinimi yoktur. O yüzden bu yazıda sizlere kitabı tanıtmaktan çok hocanın değindiği bazı konular hakkında kendi yorumlarımı sıralamayı düşünüyorum. Öncelikle İnkilap yayın evinden çıkan bu kitabı çok zevkle okuduğumu belirtmek isterim. İlber Ortaylı’nın her kitabı gibi, Osmanlı’ya Bakmak – Osmanlı çağdaşlaşması kitabı da genel okuyucuya hitap eden, yorulmadan okuyabileceğiniz, sohbet tadında bir kitap. Bazı bölümleri tarihle daha iç içe olanlar, belki tarih bölümü öğrencileri için düşünülse de, genelde Türk okurunun kolayca anlayacağı şekilde kaleme alınmıştır. Kitapta gündemi de ilgilendiren, Türkiye’nin parlamento ve seçim geleneğine genişçe yer verilmiş.

Continue reading “Osmanlı’ya bakmak – İlber Ortaylı” »

  1,921

Devamı

Tuna nehri akmam diyor – Rupert Furneaux

Plevne savasi


Milli birliği sağlayan, milletleri millet yapan bilinenin aksine fetihler, hücumlar, saldırılar değil, olağanüstü şartlarda yapılmış savunmalardır. Sizce Ruslar için Berlin’in işgali mi, yoksa Stalingrad savunması mı daha önemlidir? Ya da Çarın ordularının başında Paris’e girmesi Borodino çölündeki muhteşem Rus savunması kadar Rus kimliğinin oluşmasında etkili olmuş mudur? Türkler için Mohaç meydan muharebesinin kazanılması ve Budin’in fethi Çanakkale savunması kadar anlamlı mıdır? Milli kimliğin, Vatan toprağı kavramının oluşabilmesi için savunmalar her zaman daha önemlidirler. Türklerin Gazi Osman Paşa önderliğinde ortaya koyduğu Plevne savunması da bu anlamda fevkalade önemlidir. Plevne savunması sürekli savaş ve toprak kaybeden bir ülkenin bir yerde “dur” demesidir.

Continue reading “Tuna nehri akmam diyor – Rupert Furneaux” »

  1,719

Devamı

İmparatorluğun son nefesi – İlber Ortaylı

imparatorlugun son nefesi

İlber Hoca’nın her kitabı sohbet tadındadır. Okudukça, sanki karşında canlı kanlı duruyor, konuşuyormuşsunuz gibi gelir insana. Açıkçası aynı beklenti içinde bu kitabı da okumaya başladım, yanılmamışım. Bu defa iyi kötü bir sistematik de mevcut. İnsanın söyleyeceği çok şeyi olunca, kendini belli bir konuda yetkin hissedince konu da dağılıyor haliyle. İlber Ortaylı tam bir Türk aydını, kendi deyimi ile Türk münevveridir. Belirtmeden geçmeyeyim; önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde benim adayım İlber Ortaylı’dır.  Lafı uzatmadan kitaba dönelim. Kitapta Osmanlı’nın son yılları ile Cumhuriyet’in ilk yılları arasındaki çalkantılı dönem anlatılıyor. Özellikle Avrupa orduları karşısında kaybedilen savaşlar, Avrupa medeniyetinin ithalini gerekli kılmıştır. Burada İlber Hoca’nın tespiti fevkalade yerindedir. Avrupa medeniyeti esasında müzik ve filolojiden oluşmaktadır. Çok sesli müzik ve karşılaştırmalı dil öğrenme eğilimi Avrupa medeniyetinin temelini oluşturmaktadır. Esasında iki yüz yıldır Avrupa medeniyeti ithal edeceğiz diye, her türlü gereksiz gösterişi ithal etik, bu iki ana medeni unsura ise dokunamadık.

Continue reading “İmparatorluğun son nefesi – İlber Ortaylı” »

Okunma sayısı:  3,302

Devamı

Türkiye’de geri kalmışlığın tarihi – İsmail Cem

Türkiyede geri kalmisligin tarihi

Rahmetli İsmail Cem’in bu son derece önemli değerlendirme kitabında geri kalmışlığın temelleri, sebepleri araştırılmaktadır.  Özellikle Cumhuriyet öncesi dönem, üzerinden yeterli zamanın geçmesi sebebi ile çok güzel araştırılmıştır. Bana göre en önemli eksik sorunların tespit edilmiş olmasına rağmen karamsarlık içinde, çözümlerin ortaya konulmamış olmasıdır. Geri kalmışlığın bazı memleketlerin kaderi olduğu kabul edilmiş, sonradan gelişmişlik düzeyine erişen ülkelerin varlığı gözardı edilmiştir. (Güney Kore örneği) Continue reading “Türkiye’de geri kalmışlığın tarihi – İsmail Cem” »

Okunma sayısı:  1,637

Devamı