Osmanlı’ya bakmak – İlber Ortaylı

Osmanliya bakmak

Türkiye’de tarihe ilgi duyan herkesin İlber Ortaylı okuduğu aşikardır. İlber Ortaylı’nın Halil İnalcık hoca gibi tarife de, anlatıma da gereksinimi yoktur. O yüzden bu yazıda sizlere kitabı tanıtmaktan çok hocanın değindiği bazı konular hakkında kendi yorumlarımı sıralamayı düşünüyorum. Öncelikle İnkilap yayın evinden çıkan bu kitabı çok zevkle okuduğumu belirtmek isterim. İlber Ortaylı’nın her kitabı gibi, Osmanlı’ya Bakmak – Osmanlı çağdaşlaşması kitabı da genel okuyucuya hitap eden, yorulmadan okuyabileceğiniz, sohbet tadında bir kitap. Bazı bölümleri tarihle daha iç içe olanlar, belki tarih bölümü öğrencileri için düşünülse de, genelde Türk okurunun kolayca anlayacağı şekilde kaleme alınmıştır. Kitapta gündemi de ilgilendiren, Türkiye’nin parlamento ve seçim geleneğine genişçe yer verilmiş.

Continue reading “Osmanlı’ya bakmak – İlber Ortaylı” »

Okunma sayısı:  1,922

Devamı

Mülksüzler – Ursula K.Le Guin

Ursula K. Le Guin_1974_The Dispossessed

Bugün sizlere ismi Dostoyevski’nin Ecinniler baş yapıtına nezire olarak seçilmiş, yirminci yüzyılın kült romanlarından biri “Mülksüzler” ütopyasını anlatmaya çalışacağım. Öncelikle şu isim konusuna bir açıklık getirelim. Dostoyevski’nin Türkçeye “Ecinniler” olarak tercüme edilmiş romanı İngilizce uzun süre “The Possessed” ismiyle basılmıştır. Bu sözcük daha çok sahip olunmuşlar, ele geçirilmişler olarak tercüme edilebilir. Ursula Le Guin’in romanı için seçtiği Mülksüzler, orijinal adı ile “The Dispossessed” ismi bu anlamda “The Possessed” ismine cevap niteliği de taşımaktadır. Bir cümle ile özetlemek gerekirse, roman çok akıcı, karakterler oturmuş, hikaye çok sağlam, kurgu neredeyse eksiksiz.

Continue reading “Mülksüzler – Ursula K.Le Guin” »

Okunma sayısı:  1,624

Devamı

Freud’un metresi – Karen Mack, Jennifer Kaufman

Freudun metresi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

En genel tabiriyle roman, doksanlı yıllarda çekilmiş, çok davetkar isimleri olan, fakat izleyince seyircisine hiçbir duygu aktarımında bulunamayan “şehvetli” Türk filmleri gibi olmuş. Her sayfayı çevirdiğinizde yeni bir kurgu olacakmış gibi bekliyorsunuz, fakat yeni, orijinal bir hikaye yok. Kitabın çok kısa özeti ablasının kocasına aşık olan kadının dramı. Bence Freud ismi benim gibi 19. yüzyıl bilim adamlarına ilgisi olan okurları çekebilmek için yem olarak kullanılmıştır. Buna biraz da yazarların anti-semitizmi sıcak tutma çabalarını da ekleyebiliriz. Onun dışında Türkiye’de yayınlanan sabah programlarında çok daha karmaşık ilişkilere şahit olabilirsiniz.

Continue reading “Freud’un metresi – Karen Mack, Jennifer Kaufman” »

Okunma sayısı:  1,190

Devamı

Tanrı olmak güzel – Tibor Fischer

tanriolmakguzel

Öncelikle lafa şuradan başlayabilirim. Konumuzun dinle, diyanetle bir ilgisi bulunmamaktadır. Bazı insanlar vardır, hayattaki olasılık teorilerine meydan okurlar. Her 36 zar atışımızdan birinde düşeş atmayı bekleriz ya, bazı insanlar 360 kere denerler, bi düşeş bulduramazlar. Kahramanımız bu çeşit bir insan evladı. Olasılık teorisine geri dönersek, düşeşi 361. denemede tutturmayacağın ne malum? Kitabın konusu tam da bununla ilgili. Başkasının pasaportu ile, başkasının işlerini yapmak için Miami’ye yerleşip, orada her türlü pislik işe bulaşan bir avantüristin hikayesi.

Continue reading “Tanrı olmak güzel – Tibor Fischer” »

Okunma sayısı:  1,324

Devamı

Deliduman – Emrah Serbes

deliduman

Son zamanlarda okuduğum en sıra dışı roman. Blogumuzda bu romanı hediye olarak da verdik. Okuma listemin başlarında bulunan bir kitaptı zaten. Sadece, yazları baş gösteren yoğun iş temposundan fırsat bulamamıştım diyelim. Bazı filmler olur, afiş ve fragmanına bakınca bir şeyler hayal edersiniz, filmi izleyince tamamen ayrı şey bu dersiniz ya. İşte öyle bir roman bu Deliduman. Bir çok kişi bu romanı gezi romanı olarak algılar, aslında içinde belli bir miktar gezi de bulunan, değişik problemleri olan bir ergen romanıdır. İnanın, insanın en stresli zamanı çocukluk ve ergenlik dönemidir. Emrah Serbes bu stresli zamana çok güzel ayna tutmuş Deliduman’da. Yalnız uzaktan değil, onlardan biri gibi. Roman ana kahramanın dilinden anlatıldığı için, o dönemi birebir yaşayabiliyorsunuz. Bu arada Gezi romanı değil dediysek, Gezi direnişini teğet geçmeyen, delip geçen bir hikaye. Yani bu roman, yazarının da dediği gibi “Hürriyeti için öksüren çocukların” romanıdır.

Continue reading “Deliduman – Emrah Serbes” »

  1,444

Devamı