Kahvenin Avrupa’ya gelişi: Lviv gezisi

kulchichkiy1

Son zamanlarda değişik şehirlere giderken hikayesi olan kafeler arıyorum. İstanbul’da yok mu diye sorarsanız, çoğu benzer isimli, markalaşmış, tek örnek, AVM’lerin ilk katına sıkışmış kahvecilerden bahsetmiyorum. Masa sayısı mütevazi, kahvesi lezzetli, tasarımı özgün olan şehirli mekanlardan bahsediyorum. Bana kalırsa bu şekil kafeler aynı zamanda şehrin şehirliliğinin ( urbanisation ) de bir göstergesidir. Bahsettiğim tür kafelere Türkiye’de de Kırklareli ve Eskişehir’de rastlayabilirsiniz. Sanırım ne tür mekanlardan bahsettiğimi anlamışsınızdır.

Meseleyi dallandırmadan esas konuya giriş yapalım. Bugün size bir adamdan bahsetmek istiyorum – Yuriy Franç Kulchichkiy ( Юрій-Франц Кульчицький ). Bu adamın hikayesini Lviv’de duydum, çok ilginç buldum. Sizlerle de paylaşmanın yerinde olacağını düşünüyorum.

Continue reading “Kahvenin Avrupa’ya gelişi: Lviv gezisi” »

  884

Devamı

Mazoşizmin isim babası: Lviv gezisi

Lviv

Çok okuyan mı, çok gezen mi diye sorarlar ya, okuyan daha çok bilir, baştan söyleyeyim. Fakat gezmeyi de ihmal etmemek lazım. Öyle kuru kuru gezmekle de olmuyor, gezdiğin yerleri inceleyeceksin de, merak edeceksin. General Bonopart, eğitim için, gezi için bulunduğu, hasbelkader geçtiği bütün şehirlerin olası saldırı ve savunma planlarını çizermiş. Bu çizimler daha sonraları o şehirleri ele geçirmekte, yada savunmakta çok hayati rol oynamış. Tabii ki, sizlerden beklediğim gittiğiniz yerler müstahkem mi diye kafa yormanız değil, sadece gezdiğiniz yerlerin özelliklerini öğrenmenizdir. Bu anlamda gezdiğiniz yerlerin hikayesini bilmek önemlidir. Yada tersten okursak, hikayesini bildiğiniz yerleri gidip görmek de önemlidir.

Continue reading “Mazoşizmin isim babası: Lviv gezisi” »

  1,160

Devamı

Gez gez bitmez

sokak

Uzun zamandır blog’u ihmal ettim. Kitap okumak durdu mu? Hayır tabii ki…Tam hızla devam. Sizlere önereceğim yığınla kitap birikti. Sadece günümüz insanının malum zaman sıkıntısı işte. Bu aralar yönettiğim şirkette de bazı köklü değişiklikler oldu. Haliyle fırtına zamanları kaptanın dümene geçmesi gerek. Ben de öyle yaptım. Zamanın büyük bölümü “dümen” işine ayrılınca blog da öksüz kaldı haliyle. Belki daha önce bahsetmiştim, profesyonel mesleğim dış ticaret. Hal böyle olunca gezmediğim ülke, bulunmadığım şehir kalmadı. ( Bu ne şimdi? Ukalalık mı? ) Uzun zamandır gezdiğim, gördüğüm, hayran kaldığım, beğenmediğim, farklı bulduğum, bana değişik gelen ne varsa sizlerle de paylaşmak istiyordum. Bu konuda zorlanmayacağımı düşünüyorum, nitekim her gittiğim yerde notlar aldım, bir daha geri gelirim diye küçük pusulalar biriktirdim. Açıkçası sizlerin de işinize yarayacağını düşünüyorum. ( İşe yaramasa neden paylaşayım? )

Continue reading “Gez gez bitmez” »

Okunma sayısı:  628

Devamı

Eğitim sistemi hakkında

ogrenci

Hepimiz düşünmüşüzdür, neden daha eğitimli, daha kültürlü, daha rekabetçi, daha çok refah üreten ve bu refahı daha adil biçimde dağıtan bir toplumda yaşamıyoruz. Neden bir zamanlar toplam bütçesi Samsung’la eşit olan Vestel’in şimdiki bütçesi, Samsung’un reklam bütçesi kadardır? Neden el oğlu Satürn’e uzay aracı indirirken, bizde bu olayın video’su bile izlenmiyor? Neden yer altı zenginlikleri olmayan Güney Kore ekonomisi ile boy ölçüşemiyoruz? Neden televizyonlarımızda evlendirme programları, Adnan hocalar, cüppeli hocalar reyting rekorları kırıyorlar? Her birimizin bu konuda kafa yormuşluğu vardır, yoksa da bir zahmet oturun ve bu konuyu ciddi ciddi düşünün. Ve kendinize şu soruyu sorun: Ne yapmalı?

Continue reading “Eğitim sistemi hakkında” »

  738

Devamı

Mülksüzler – Ursula K.Le Guin

Ursula K. Le Guin_1974_The Dispossessed

Bugün sizlere ismi Dostoyevski’nin Ecinniler baş yapıtına nezire olarak seçilmiş, yirminci yüzyılın kült romanlarından biri “Mülksüzler” ütopyasını anlatmaya çalışacağım. Öncelikle şu isim konusuna bir açıklık getirelim. Dostoyevski’nin Türkçeye “Ecinniler” olarak tercüme edilmiş romanı İngilizce uzun süre “The Possessed” ismiyle basılmıştır. Bu sözcük daha çok sahip olunmuşlar, ele geçirilmişler olarak tercüme edilebilir. Ursula Le Guin’in romanı için seçtiği Mülksüzler, orijinal adı ile “The Dispossessed” ismi bu anlamda “The Possessed” ismine cevap niteliği de taşımaktadır. Bir cümle ile özetlemek gerekirse, roman çok akıcı, karakterler oturmuş, hikaye çok sağlam, kurgu neredeyse eksiksiz.

Continue reading “Mülksüzler – Ursula K.Le Guin” »

Okunma sayısı:  1,624

Devamı