Mazoşizmin isim babası: Lviv gezisi

Lviv

Çok okuyan mı, çok gezen mi diye sorarlar ya, okuyan daha çok bilir, baştan söyleyeyim. Fakat gezmeyi de ihmal etmemek lazım. Öyle kuru kuru gezmekle de olmuyor, gezdiğin yerleri inceleyeceksin de, merak edeceksin. General Bonopart, eğitim için, gezi için bulunduğu, hasbelkader geçtiği bütün şehirlerin olası saldırı ve savunma planlarını çizermiş. Bu çizimler daha sonraları o şehirleri ele geçirmekte, yada savunmakta çok hayati rol oynamış. Tabii ki, sizlerden beklediğim gittiğiniz yerler müstahkem mi diye kafa yormanız değil, sadece gezdiğiniz yerlerin özelliklerini öğrenmenizdir. Bu anlamda gezdiğiniz yerlerin hikayesini bilmek önemlidir. Yada tersten okursak, hikayesini bildiğiniz yerleri gidip görmek de önemlidir.

Bu yazıda sizlere Ukrayna’nın batısında yer alan Lviv gezisi ile ilgili bazı bilgiler, hikayeler aktarmaya çalışacağım. Esasına bakılırsa, orada duyduğum, öğrendiğim hikayelerin hepsi bir yazının konusu değil, fakat bir yerlerden de başlamak lazım. Ben Ukrayna’ya iş ziyareti için gittim. Gitmesi çok kolay, Lviv şehrine haftada bir kaç sefer THY’nin tarifeli seferi bulunmakta. Atatürk Havaalaından alışık olduğumuz gecikmelere rağmen bir buçuk iki saatte ulaşılabilecek bir şehir. Türkler için vizenin olmaması şehri Türk turistler için cazip hale getiriyor. Bir milyonu geçkin, Ukrayna standartlarında kalabalık bir şehir olmasına rağmen, özellikle merkezi bölgelerde çokça Türk turiste rastlamak mümkün. Daha sonra Lviv hakkındaki başka bir yazımda detaylı şekilde değinmeyi düşünüyorum, ama bu sefer de söylemeden geçmemem lazım. Öncelikle kafama takılan konu dil meselesi. Ukrayna’cayı bilmeye bilirsiniz, Rusça’yı da bilmeye bilirsiniz, İngilizce’niz de olmaya bilir, ama gittiğiniz yerlerin dilinde mutlaka “teşekkür ederim” kelimesinin yerel karşılığını öğrenin. Ankara’ya gelen her devlet başkanının “Merhaba asker!” cümlesini ezberlediği gibi, siz de “teşekkür ederim” cümlesinin yerel karşılığını ezberleyin, çok işe yarıyor. Hadi Ukrayna’casını ben söyleyeyim: “Dyakoye”. İkinci mesele, otellerin anı defterlerine bir şeyler yazarken artık “Hasan + Ayşe = Aşk, Kayserili Murat buradaydı, Galatasaray > Fenerbahçe” gibi ilkokul, hadi bilemediniz ortaokul düzeyindeki yazıları aşalım lütfen. Sizin yazdıklarınızı otel görevlileri anlamayabilir, ama sizden sonra gelen Türkler anlıyor.

Leopold Ritter von Sacher-Masoch

Leopold Ritter von Sacher-Masoch

Gelelim Lviv’de benim ilgimi çeken konuya. Lviv kenti, yakın tarih boyunca çok el değiştirmiş, değişik zamanlarda Polonya’nın, Rusya’nın, Avusturya’nın idaresi altında bulunmuş. O yüzden çok farklı kültürleri içinde barındıran renkli bir şehir. Örneğin şehrin bir de almanca adı var: Lemberg. Herşey bir yana, halkın geneli Avusturyalıların döneminden çok memnun. Şehre en çok yatırım o zamanlarda yapılmış. Demiryollarından köprülere, kiliselerden fabrikalara kadar Avusturyalıların müsbet izleri her yerde görülüyor.

Şimdi esas konuya gelirsek, kahramanımız Leopold Ritter von Sacher-Masoch 1836 senesinin Ocağında Avusturya imparatorluğuna  bağlı Galiçya Krallığının başkenti Lemberg’de ( şimdiki adı Lviv ) dünyaya gözlerini açıyor.  Babası polis müdürü, annesi ise o zamanki Lviv üniversitesi rektörü Frans von Masoch’un kızı Charlotte. Daha sonralar yazar olacak bu tarih ve hukuk profösörünün hem annesi, hem de babası soylu aileden gelmektedir. Leopold’un doğduğu ev şehrin tarihi merkezinde özgürlük caddesinde (просп. Свободи ) enfes mimarisi olan bir binadır. Şimdi aynı bina Grand Hotel ismi ile hotel olarak hizmet vermektedir. Açıkçası Lviv’de bir kaç kez bulunmama rağmen daha bu otelde kalmadım, fakat bir sonraki gidişimde kalmayı düşünüyorum.

Leopold çocukken baba taraftan akrabası olan Grafinya Ksenobya isimli kadından çok etkilenir. Yazdığı romanlarda da bu sert kadının izlerinin olduğu bilinmektedir. 12 yaşındayken aile Prag şehrine taşınır ve Leopold’a zamanının ötesinde, sağlam bir eğitim verilir. Prag ve Graz üniversitelerinde okur, orada tarih ve hukuk profösörlüğü yapar. Bunun yanında ciddi bir edebiyat yeteneği de vardır. Bu arada bir çok dergi çıkarır, küçük hikayeler yazar. Yazdığı romanlar, özellikle Fransa’da tercüme olunur ve rağbet görür. Bunun üzerine hayatını roman ve hikaye yazarak kazanır. Okumak isteyenler için Kürklü Venüs romanı Türkçe’ye de tercüme edilmiştir. 

Leopold’un özel hayatı aslında çok acıklıdır. Bir nevi yazdığı romanlar gerçek hayatının birer aynasıdırlar. Aurora von Rumelin isimli karısı ile kölelik anlaşması imzalar. Skandal bir hayat yaşar ve bütün parasını onun kaprisleri yüzünden bitirir. Daha sonra başarısız bir evlilik daha yapar. Fransa’dan Légion d’honneur nişanı almasına rağmen hayatı fakirlik içinde son bulur. İş öyle bir noktaya varır ki, karın tokluğuna porno hikayler yazmaya başlar. Yalnız, çalkantılı özel hayatının dışında bir çok romana da imza atar. Buna rağmen her zaman sapkın bir cinsel akıma isim babası olarak anılır. Mazoşizm kelimesi ilk kez Leapold Ritter von Sacher-Masoch’un soyadından esinlenilerek ünlü psikiyatrist Krafft-Ebing tarafından kullanılmıştır. Yani mazoşizmin isim babası Lviv’lidir.

2008 yılında Lviv’in merkezinde, Serbska sokağında ( вул.Сербська ) önündeki Leapold Ritter von Sacher-Masoch heykelini fotoğrafladığım Mazo-kafe açılmış. Kafenin önünde 1.7 metre boyunda yazarın heykeli bulunmaktadır. ( Heykeltraş Volodimir Chisarik )
Heykelin göğsündeki resimYukarıdaki resimde heykelin göğsünde her gün değiştirilen erotik resim görülebilmektedir. Heykelin sol cebine elinizi sokabilirsiniz, ama sokmamanızı şiddetle tavsiye ederim. Kafenin genel tarasarımı, menüsü dahil yazarın romanlarından esinlenerek yapılmıştır. Lviv’e yolunuz düşerse önünde bir fotoğraf çekilmeyi ihmal etmeyin derim.

Lviv şehrinin içinde birçok hikaye bulunmaktadır. Bazılarını ben de duydum, öğrendim. Bundan sonraki yazılarımda onlara da yer vermeye çalışacağım. Yazılarımı okuyun, yalnız kendiniz de deneyimlemeyi ihmal etmeyin.

 

Okunma sayısı:  1,161

One thought on “Mazoşizmin isim babası: Lviv gezisi

Bir Cevap Yazın