Gez gez bitmez

sokak

Uzun zamandır blog’u ihmal ettim. Kitap okumak durdu mu? Hayır tabii ki…Tam hızla devam. Sizlere önereceğim yığınla kitap birikti. Sadece günümüz insanının malum zaman sıkıntısı işte. Bu aralar yönettiğim şirkette de bazı köklü değişiklikler oldu. Haliyle fırtına zamanları kaptanın dümene geçmesi gerek. Ben de öyle yaptım. Zamanın büyük bölümü “dümen” işine ayrılınca blog da öksüz kaldı haliyle. Belki daha önce bahsetmiştim, profesyonel mesleğim dış ticaret. Hal böyle olunca gezmediğim ülke, bulunmadığım şehir kalmadı. ( Bu ne şimdi? Ukalalık mı? ) Uzun zamandır gezdiğim, gördüğüm, hayran kaldığım, beğenmediğim, farklı bulduğum, bana değişik gelen ne varsa sizlerle de paylaşmak istiyordum. Bu konuda zorlanmayacağımı düşünüyorum, nitekim her gittiğim yerde notlar aldım, bir daha geri gelirim diye küçük pusulalar biriktirdim. Açıkçası sizlerin de işinize yarayacağını düşünüyorum. ( İşe yaramasa neden paylaşayım? )

Bunun üzerine bacanağımın da teşvik, yönlendirme ve yüreklendirmesiyle yeni bir de hobi edindim: gezi fotoğrafçılığı. Makina ve fiyat araştırmasını tamamlayıp, şirin bir CANON EOS 100D edindim. Piyasadaki en küçük DSLR olduğu söylenir. Makinanın küçüklüğü benim için olmazsa olmazdı. Malum, özellikle yurt dışı gezilerim zamanı evrak, bilgisayar, numune  derken yüküm ağır oluyor. Bu anlamda sıkıntı yaratmayan bir cihaz. Bir de sabitleme özelliği olan 18×55 IS STM lens edindim. Hazırlığım tamam oldu, düştük yollara. Bundan sonra farklı şehirlerin hikayeleri ile karşınızda olacağım. Buna zaman buldukça memleketten manzaralar da ekleriz. Belki hala keşfetmediğiniz yerler vardır diye. Bu arada beğendiğiniz yer, mekan olursa sizlerin yorumlarına da açığız. Hep ben mi anlatacağım? Tavsiye ettiğiniz ülke, şehir, mekan olursa zamanını bulup gitmeye çalışırım.

Hadi bana iyi yolculuklar. Sizler de esen kalın.

Okunma sayısı:  707

Bir Cevap Yazın