Bilim ve Yanılgı – Taha Akyol

Bilim ve yanilgi Taha Akyol

Taha Akyol’un yayınladığı “Bilim ve Yanılgı” isimli araştırmayı sabırla okudum. Taha Bey’in bundan önce de kitaplarını okumuş, Hürriyet’teki köşesini takip etmiş biri olarak çok şaşırdım. Araştırmanın ismi Bilim ve Yanılgı olarak seçilmişse de, genelde metot olarak bilimsellikten uzak buldum. Şöyle ki, bilimin işe gelir tarafları alınmış, istenmeyen, bizim tezlerimizi çürüten tarafları ise sümen altı edilmiştir. Bilim ve  yanılgı, epistemolojiden çok siyasal sistemler üzerine kafa yormaya yarayan bir çalışma olmuş. Özellikle faşist ve komünist totaliter rejimler hedef alınmış, devrimlere karşı çıkılmış, toplum mühendisliği yerilmiştir. Yalnız günümüzde ne faşist yayılmacı devlet, ne de elit azınlığın yönettiği komünist devlet tehlike olarak algılanmamaktadır. Bu iki durum daha çok sönmüş volkan kadar tehlikeli olup, tarihçilerin ve uluslararası ilişkiler uzmanlarının ilgi alanına girmektedir. Günümüzde gittikçe güç kazanan İslami totaliter rejimlere ( İran Ayetullah Rejimi, IŞİD gibi ) eleştiri getirilmemektedir.

 

Yazının bundan sonraki bölümlerinde kitapta dikkatimi çeken, genelde yanlış bulduğum tespitleri incelemeye çalışacağım.

Continue reading “Bilim ve Yanılgı – Taha Akyol” »

  3,541

Devamı

Vur, komandir vur!

vur komandir vur

Azerbaycan savunma bakanlığından yapılan açıklamaya göre 12 Kasım 2014 tarihinde Ermenistan silahlı kuvvetlerine mensup MI-24 model ve markalı helikopter Azerbaycan hava sahasını defalarca ihlal etmiş, daha sonra alçak uçuşa geçerek askeri birlikleri tehdit etmiş ve sonucunda da Azerbaycan hava savunma birlikleri tarafından yerden havaya fırlatılan füze ile vurularak imha edilmiştir. Helikopterin parçaları cephe bölgesine düşmüş, içinde bulunan 3 pilot olay zamanı can vermiştir. Olayın aslı astarı budur, şimdi sizlere işin etrafında dönenlerden bahsetmek istiyorum.

Continue reading “Vur, komandir vur!” »

  1,958

Devamı

Körlük – José Saramago

korluk altbaslik

Bir gün trafikte yeşili beklerken kör olsanız. Hiçbir şey görmeseniz, derin bir beyazlığa bürünse dünyanız. Üstelik bu körlük durumu bulaşıcı olsa. Yani bildiğiniz soğuk algınlığı gibi. Çocuğu sevdiniz, o da kör, hanıma sarıldınız, o da kör. Ne çekilmez bir durum değil mi? Nobel edebiyat ödüllü Portekizli yazar José Saramago’nun “Körlük” romanı tam da bu konuyu işlemektedir. Kitabı bitirdikten sonra senaryosu bu romana dayanan 2008 yapımı bir film olduğunu öğrendim. Filmi izleyince, seneler önce Mario Puzo’nun Baba romanını okuduktan sonra kapıldığım duyguyu yine yaşadım. Filmin başarısına rağmen, kesinlikle ilk önce kitabını okuyun, roman filmden çok daha etkili olmuş.

Continue reading “Körlük – José Saramago” »

Okunma sayısı:  1,950

Devamı

Tanrı olmak güzel – Tibor Fischer

tanriolmakguzel

Öncelikle lafa şuradan başlayabilirim. Konumuzun dinle, diyanetle bir ilgisi bulunmamaktadır. Bazı insanlar vardır, hayattaki olasılık teorilerine meydan okurlar. Her 36 zar atışımızdan birinde düşeş atmayı bekleriz ya, bazı insanlar 360 kere denerler, bi düşeş bulduramazlar. Kahramanımız bu çeşit bir insan evladı. Olasılık teorisine geri dönersek, düşeşi 361. denemede tutturmayacağın ne malum? Kitabın konusu tam da bununla ilgili. Başkasının pasaportu ile, başkasının işlerini yapmak için Miami’ye yerleşip, orada her türlü pislik işe bulaşan bir avantüristin hikayesi.

Continue reading “Tanrı olmak güzel – Tibor Fischer” »

  1,392

Devamı