Deliduman – Emrah Serbes

deliduman

Son zamanlarda okuduğum en sıra dışı roman. Blogumuzda bu romanı hediye olarak da verdik. Okuma listemin başlarında bulunan bir kitaptı zaten. Sadece, yazları baş gösteren yoğun iş temposundan fırsat bulamamıştım diyelim. Bazı filmler olur, afiş ve fragmanına bakınca bir şeyler hayal edersiniz, filmi izleyince tamamen ayrı şey bu dersiniz ya. İşte öyle bir roman bu Deliduman. Bir çok kişi bu romanı gezi romanı olarak algılar, aslında içinde belli bir miktar gezi de bulunan, değişik problemleri olan bir ergen romanıdır. İnanın, insanın en stresli zamanı çocukluk ve ergenlik dönemidir. Emrah Serbes bu stresli zamana çok güzel ayna tutmuş Deliduman’da. Yalnız uzaktan değil, onlardan biri gibi. Roman ana kahramanın dilinden anlatıldığı için, o dönemi birebir yaşayabiliyorsunuz. Bu arada Gezi romanı değil dediysek, Gezi direnişini teğet geçmeyen, delip geçen bir hikaye. Yani bu roman, yazarının da dediği gibi “Hürriyeti için öksüren çocukların” romanıdır.

Continue reading “Deliduman – Emrah Serbes” »

  1,513

Devamı

Selman-ı Pak – Eren Erdem

Selmani Pak

İslam’da reform şart! Yalnız bu reform dini değiştirmek, yeni bir şeyler eklemek şeklinde değil, özüne dönmek şeklinde gerçekleşmelidir. Şekilci yaklaşım ikinci plana gerilemeli, dinin doğası olan ahlak ve erdem yüceltilmelidir. Bütün dinlerin tanzim ettiği ilişkiler bakımdan iki yönü vardır. Bunlardan ilki insanla Tanrı arasındaki ilişkiyi düzenler. Diğeri ise insanla toplum arasındaki ilişkiler ağını hizaya sokar. Bugünkü yazımın konusu gereği insanla Tanrı arasındaki ilişkilere değinmeyeceğim. Esasında bu konuda yazmanın da pek bir anlamı yoktur. Nitekim bu işin kuralları sıkı sıkı belirtilmiştir. İnsanla Tanrı arasında bir bağ vardır, inananlar bu bağı kullanarak Tanrı ile konuşurlar. Bu konuşma şekline dua deriz. Dua da şekilcilikten sıyrılmalı, belli kimselerin tekelinden kurtarılmalıdır. Bana göre, kalıplaşmış, anlamını bilmediğin kelimeleri peş peşe, hızlı hızlı sıralamak yerine, kendi ana dilinde kalbinin derinliklerinden dökülen istek, rica, yakarışları kendi içine haykırman daha makbuldur. ( Tabi ki, bu konuda fetva merci değilim, sadece bana doğru gelen fikirlerimi paylaşıyorum. )

Continue reading “Selman-ı Pak – Eren Erdem” »

  1,128

Devamı